Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)
"Zihni susturmak bazen ellerden başlar. Obsesif düşünceler, çocuğun kaygısını kontrol etme çabasıdır."
Nedir?
Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB), bireyin tekrarlayan düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşünceleri yatıştırmak için yaptığı davranışlar (kompülsiyonlar) ile yaşadığı bir kaygı bozukluğudur. Çocuk, kontrolünü kaybetme korkusuyla bu davranışları yapar; kısa süreli rahatlama, uzun vadede ise stres yaratır.
Belirtileri
- Tekrar eden düşünceler veya endişeler (“Bir şey olacak mı?”)
- Sürekli el yıkama, sayma, kontrol etme
- Simetri veya düzen takıntısı
- “Eğer yapmazsam kötü bir şey olur” düşünceleri
- Günlük rutinin obsesyonlara göre şekillenmesi
Neden Önemli?
OKB, çocuğun zihinsel enerjisini ve duygusal dengesini ciddi şekilde etkiler. Zamanla kaygı, suçluluk ve yorgunluk duygularına neden olabilir. Erken fark edilip destek verilmezse, okul başarısı, sosyal ilişkiler ve özgüven üzerinde kalıcı izler bırakabilir.
Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)
OKB, genellikle yoğun kaygı ve kontrol ihtiyacının birleşimiyle ortaya çıkan bir anksiyete temelli bozukluktur. Çocuk, zihninde istemeden gelen rahatsız edici düşünceler (ör. mikrop kapma, zarar verme korkusu, eksik yapma kaygısı) yaşar. Bu düşünceleri azaltmak için tekrar eden davranışlar geliştirir - örneğin el yıkamak, saymak, kapıyı kontrol etmek. Bu ritüeller kısa süreli rahatlama sağlasa da, uzun vadede kaygıyı güçlendirir. Kids Psikoloji’de süreç, çocuğun kaygı-davranış döngüsünü anlamasına ve sağlıklı baş etme becerileri kazanmasına odaklanır.
Nedenleri
OKB’nin nedenleri genetik, nörolojik ve çevresel faktörlerin birleşimidir. Beynin kaygı merkezlerindeki dengesizlikler, kontrol ihtiyacını artırır. Mükemmeliyetçi aile ortamı, yüksek beklentiler veya eleştirel tutumlar riski artırabilir. Travmatik yaşantılar, ani değişiklikler veya yüksek stres düzeyi de tetikleyici olabilir. Temelinde genellikle kaygı ve suçluluk duygusuyla baş edememe yer alır.
Etkileri
OKB, çocuğun günlük yaşamını kısıtlar; sosyal ilişkilerden uzaklaşma, akademik başarısızlık ve yorgunluk gelişebilir. Düşüncelerini kontrol etmeye çalıştıkça kaygı artar, bu da döngüyü sürdürür. Zamanla özgüven azalır, “normal değilim” hissi güçlenir. Erken müdahale ile çocuk bu döngüyü fark etmeyi, kaygısını yeniden tanımlamayı öğrenir.
Pratik Öneriler
- Obsesif davranışları cezalandırmayın veya zorla durdurmayın. “Korkmana gerek yok” yerine “Kaygını hissediyorum, beraber geçecek” deyin. Günlük rutinlerde küçük esneklikler sağlayın. Mükemmeliyetçi dil (ör. “daha dikkatli olmalısın”) yerine kabul edici dil kullanın. Profesyonel desteği geciktirmeyin
- erken müdahale çok etkilidir.
Ebeveynler ve Öğretmenler için
Aileler Nasıl Davranmalı?
Davranışın ardındaki kaygıyı anlamaya çalışın.
“Yeter artık yapma” demek yerine birlikte nedenini konuşun.
Kontrol ritüellerine eşlik etmeyin ama empatiyle sınır koyun.
Çocuğun kaygısını küçümsemeyin, sabırla dinleyin.
Uzman desteğiyle ev içi destek planı oluşturun.
Öğretmenler Nasıl Davranmalı?
Tekrarlayıcı davranışları eleştirmeyin veya alay konusu yapmayın.
Akademik görevlerde zaman esnekliği tanıyın.
“Bu çocuk çok takıntılı” gibi etiketleyici ifadelerden kaçının.
Rehber öğretmenle iş birliği içinde destekleyici plan oluşturun.
Sınıf içinde güven ve anlayış ortamı oluşturun.
Nasıl Yardımcı Oluyoruz?
Bilginiz Olsun
OKB bir “irade eksikliği” değil, kaygı düzenleme zorluğudur.
Zamanında fark edilirse tamamen tedavi edilebilir.
Çocuğunuzun ritüelleri, onun sakinleşme biçimidir — anlayışla ele alınmalıdır.
Aile tutarlılığı ve profesyonel destek en etkili çözümdür.
Kids Psikoloji’de biz, çocuğun zihinsel esnekliğini ve güven hissini yeniden kurmasına destek oluyoruz.
Profesyonel Destek İçin İlk Adımı Atın
Kids Psikoloji olarak, çocuğunuzun potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmak için buradayız. Uzman ekibimizle tanışmak için bize ulaşın.
