Kids Psikoloji Logo
Hakkımızda
BlogGaleriİletişim
Çalıştığımız Alanlar

Sosyal Anksiyete

Çocuk ve ergenlerde sosyal anksiyete bozukluğu: belirtileri, nedenleri, etkileri ve aile-okul iş birliğiyle çözüm yolları. İzmir Kids Psikoloji’de uzman psikolog desteğiyle sosyal kaygıyı birlikte aşabiliriz. “Kaçınma kısa vadede rahatlatır, ama uzun vadede özgürlüğünüzü kısıtlar.”

Nedir?

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu, bireyin sosyal ortamlarda hata yapacağı, olumsuz değerlendirileceği ya da küçük düşeceği korkusuyla yoğun kaygı yaşadığı bir durumdur. Çocuk veya ergen; sınıfta söz alma, sunum yapma gibi ortamlardan kaçınabilir. Kızarma, titreme, terleme ya da kalp çarpıntısı gibi bedensel tepkiler kaygıyı artırabilir. Kaçınma kısa vadede rahatlatıcı olsa da sosyal becerilerin gelişimini sınırlar. Terapi desteğiyle çocuk sosyal ortamlarda adım adım güven kazanır ve esnek davranmayı öğrenir.

Belirtileri

  • Yoğun utanma hissi ve olumsuz değerlendirileceği korkusu
  • Sosyal ortamlardan kaçınma ya da bu ortamlarda yoğun kaygıya rağmen dayanma
  • Kızarma, terleme, titreme, kalp çarpıntısı gibi bedensel tepkiler
  • Kekeleme, sesin titremesi, göz teması kurmaktan kaçınma
  • Sosyal durumlarda aklın boşalması, söyleyeceklerini unutma
  • Olay sonrasında yaşananları tekrar tekrar düşünme ve pişmanlık hissi

Neden Önemli?

Erken dönemde fark edilen ve desteklenen sosyal anksiyete; akran ilişkilerinin, sınıf içi katılımın ve öz güvenin korunmasına yardımcı olur. Zamanında başlayan terapi süreci, kaçınma–rahatlama döngüsünü kırar; çocuk veya ergenin sosyal ortamlara kademeli olarak katılımını kolaylaştırır. Bu sayede yalnızca kaygı azalmaz, aynı zamanda kalıcı sosyal ve duygusal beceriler kazanılır.

Sosyal Anksiyete

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu (SAB); sosyal durumlarda belirgin ve sürekli kaygı, olumsuz değerlendirilme korkusu ve kaçınma ile giden bir tablodur. Çocuk veya ergen, “yanılırsam”, “kızarırsam”, “gülecekler” gibi düşüncelere odaklanabilir ve bu kaygıyla başa çıkmak için güvence arama ya da kaçınma davranışları geliştirebilir. Doğru müdahale ile bu döngü yönetilebilir, sosyal ortamlarda rahatlık ve öz güven yeniden kazanılabilir.

Belirtileri

Çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir.

Fiziksel Belirtiler

  • Kızarma
  • Terleme
  • Titreme veya ellerde hafif kasılma
  • Kalp çarpıntısı
  • Mide veya karın bölgesinde rahatsızlık hissi
  • Nefesin hızlanması veya sesin titremesi

Duygusal Belirtiler

  • Yoğun utanç ve mahcup olma hissi
  • Sosyal ortamlarda aşırı kaygı ve huzursuzluk
  • Sürekli gerginlik veya tetikte olma hali
  • Kaçınma isteği ya da sosyal durumları tehdit olarak algılama

Davranışsal Belirtiler

  • Söz almaktan, sunum yapmaktan veya grup etkinliklerine katılmaktan kaçınma
  • Yeni insanlarla iletişimde sessiz kalma
  • Toplum önünde konuşma ya da performans gerektiren durumlardan uzak durma
  • Göz temasından kaçınma, ortamı erken terk etme
  • “Nasıl yaptım?” gibi güvence arama davranışları

Nedenleri

Sosyal anksiyete bozukluğu; biyolojik yatkınlık, mizaç özellikleri ve öğrenilmiş kalıpların birleşimiyle ortaya çıkar. Ailede kaygı öyküsü olan çocuklar, sosyal ipuçlarını tehdit olarak yorumlamaya daha yatkın olabilir. Utangaç veya ketlenmiş mizaç, yeni ortamlarda çekingenliği artırarak kaçınma davranışını besler.

Erken dönemde yaşanan alay edilme, aşağılanma ya da başarısızlık deneyimleri, sosyal durumların zihinde tehlikeli olarak kodlanmasına yol açabilir. Aşırı öz odaklı dikkat, kalp atışı, ses titremesi ya da kızarmaya yoğunlaşmak “fark edecekler” düşüncesini güçlendirir.

Güvence arama ve mükemmeliyetçi beklentiler kısa vadede rahatlatıcı olsa da kaygıyı sürdürür. Sosyal beceri pratiği eksikliği ve uygun model yoksunluğu, çocuğun doğal olarak maruz kalma fırsatlarını sınırlar. Tutarlı ebeveyn ve öğretmen desteğiyle, kademeli maruz kalma ve bilişsel yeniden yapılandırma süreçleri bu döngüyü kırabilir.

Etkileri

Süre gelen kaçınma davranışı, arkadaşlık ilişkilerini, sınıf içi katılımı ve akademik performansı olumsuz etkileyebilir. Zamanla özgüveninde azalma görülür, aidiyet duygusu zedelenir ve çocuk sosyal ortamlardan uzaklaşabilir.

Psikolojik destek sürecinde, çocuğun sosyal durumları tehdit olarak yorumlama biçimi yeniden ele alınır. Bilişsel yeniden yapılandırma ve sosyal beceri alıştırmalarıyla, sosyal ortamlarda güvenli adımlar atması sağlanır. Bu süreç, çocuğun öz yeterlilik ve sosyal esneklik becerilerini güçlendirir.

Pratik Öneriler

  • Gerçekçi ve destekleyici iç konuşmalar kurmaya çalış.
  • Nefes ve gevşeme çalışmalarıyla bedenini sakinleştir.
  • Küçük adımlarla sosyal ortamlara kademeli katılım sağla.
  • Akranlarının önünde kısa ve olumlu deneyimler yaşamaya özen göster.
  • Dikkatini kendi üzerindense etkinliğe yönlendir.
  • “Nasıl yaptım?” gibi güvence arama sorularını azalt.
  • Mükemmeliyet yerine beynine “Elinden geleni yapman yeterli” mesajını ver.
  • Başarılarını takdir et.

Ebeveynler ve Öğretmenler için

Ebeveynler için: Çocuğunuzun yaşadığı duyguyu fark edin ve isimlendirin; sakin ve kararlı bir duruş sergileyin. Sürekli “bir şey olmayacak” diyerek çocuğu rahatlatmak kısa vadede işe yarayabilir; ancak uzun vadede kaygısını artırır. Bu nedenle, zamanla bu tür rahatlatmaları azaltmaya çalışın.

Küçük hedefler belirleyip her ilerlemeyi sözel olarak takdir edin. Mükemmeliyet yerine “elinden geleni yapman yeterli” mesajını sık sık hatırlatın.

Öğretmenler için: Sınıfta net ve öngörülebilir beklentiler sunmaya dikkat edin. Sunum, söz alma veya etkinliklerde görevleri küçük parçalara bölün ve öğrenciyi kısa, sık denemelerle destekleyebilirsiniz. Başarıları sözel olarak ya da yazılı geri bildirimle görünür hale getirebilirsiniz. Okulun psikolojik danışmanı ile birlikte öğrencinin seviyesine uygun kademeli maruz kalma basamakları, nefes-düşünce kartı ve kontrol listesi içeren bir takip planı oluşturabilirsiniz. Tüm süreçte öğrencinin çabasına odaklanarak ilerlemeyi tutarlı biçimde pekiştirebilirsiniz.

Nasıl Yardımcı Oluyoruz?

Kids Psikoloji’de sosyal anksiyete değerlendirmesi; ayrıntılı görüşmeler, bilimsel ölçekler ve okuldan alınan geribildirimlerle yapılmaktadır. Uygulanan müdahale süreci Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temellidir. Seanslarımızda bilişsel yeniden yapılandırma, dikkatin dışa yönlendirilmesi, davranışsal deneyler ve kademeli maruz bırakma adımları kullanılmaktadır. Bu yapılandırılmış süreçle çocuğun kaygısını yönetme becerisi güçlendirilir ve sosyal ortamlarda güvenli adımlar atması sağlanır.

Bilginiz Olsun

Kaçınma kısa vadede rahatlatır ama döngüyü sürdürür.

Kızarma ve titremeyi fark edecekler korkusu kaygıyı artırır.

Kısa ve sık yapılan sosyal denemeler, tek bir büyük performanstan çok daha etkilidir.

Vakit kaybetmeden alınan psikolojik destek, sosyal ve akademik uyumu artırmada ve korumada önemli rol oynar.

Sıkça Sorulan Sorular

Utangaçlık mı, Sosyal Anksiyete Bozukluğu mu?

Utangaçlık geçici çekingenliktir; Sosyal Anksiyete Bozukluğu belirgin kaygı, kaçınma ve işlevsellikte düşüşü ifade etmektedir.

Okulda nasıl desteklenmelidir?

Katılım zorlamadan kaçınılarak adım adım artırılmalıdır. Öğretmen açık, net ve sakin yönergeler vermelidir. Başarılardan çok çaba takdir edilmelidir. Göz teması ve istekli katılım övülmelidir, zorlamadan kaçınılmalıdır.

Terapide neler uygulanır?

Kaygıyı artıran düşünceler yeniden yapılandırılır. (BDT yöntemi)

Profesyonel Destek İçin İlk Adımı Atın

Kids Psikoloji olarak, çocuğunuzun potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmak için buradayız. Uzman ekibimizle tanışmak için bize ulaşın.

Chat on WhatsApp
Chat on WhatsAppSosyal Anksiyete Bozukluğu | Kids Psikoloji - İzmir Çocuk ve Ergen Psikoloğu